BeşIktaş Tarihi

lideriz 10 Nisan, 2008 20:13 Futbol Klüpleri Bağlantı Trackbackler (0)

BEŞİKTAŞ JİMLASTİK KULÜBÜ

Osmanli imparatorlugu'nun çöküs dönemiydi artik. Koca dev yavas yavas eriyor, bitiyordu sanki. Ve devir Abdülhamit devriydi. BJK Iste böyle bir ortamda Türkiye'nin ilk spor kulübü olan Besiktas Bereket Jimnastik Kulübü kurulur. Kulüp, sayilari 26'yi bulan bir genç grup tarafindan Serencebey semtinde, 1903 yilinin Mart ayinda, sporun bir suç, bir kabahat olarak kabul edildigi bir zamanda, her türlü risk göz önüne alinarak Medine-i Münevvere Muhafizi Seyhülharem Osman Pasa'nin konaginda kurulur. Kulübün kuruculari: Hüseyin Bereket, Mehmet Samil (Sapli), Ahmet Fetgeri (soldaki resimde görünen) , Mehmet Ali Fetgeri, Nazim Nazif (Ander), Tayyareci Fethi Bey, Behçet Bey, Haydar Bey, Sevket Cenani Bey, Mahmut Naci Bey, Cami Baykurt ve Serafettin Bey. Kurulus sirasinda kulübün renkleri kirmizi-beyaz olarak saptanir. Osman Pasa'nin konaginda, güres, boks, barfiks, parallel, jimnastik ve halter branslarinda baslayan sportif çalismalar kisa zamanda diger gençlerin de ilgisini toplamistir. Kadro yeteri kadar genisleyince bir tüzük hazirlanarak, ilk idare heyeti olusturulur. Ilk idare heyeti:
Baskan (Reis): Samil Osman Bey
Genel Sekreter (Umumi Kâtip):Hüseyin Bereket Bey
Spor Hocalari:Mehmet Ali Fetgeri, Ahmet Fetgeri Bey, Nazim Nazif Bey.


   Kulübün Adinin Degistirilmesi

Gösterilen faaliyetler Osmanli sarayinda kusku yaratiyordu. Saray ajanlari bos durmayip gencleri Abdülhamit'e bile sikayet etmislerdi. Bu jurnallemenin sonucunda bir gün, Ahmet Fetgeri ve arkadaslari yorucu bir antreman sonrasi Osmanpasa Konagi'ndan çiktiktan sonra zaptiyeler tarafindan tutuklanip Hasan Pasa Karaklu'na götürülmüslerdi. Kendilerinin zindanlara atilacagini düsünürken, saray çevrelerine olan yakinliklari sayesinde serbest birakilmislar, ama bir daha yaptiklari faaliyetleri tekrarlamamalari kendilerinden istenmisti. Kurtulmuslardi ama bu ise köklü bir çözüm bulmalari gerekiyordu. Saray çevrelerindeki baglantilarini kullanarak fikir danismaya baslamislardi. Sonunda Abdülhamit'in yaveri Mehmet Bey soruna çözüm bulmustu. Besiktas Bereket Jimnastik Kulübü adi degistirilecekti. Zira jimnastik kulübü kurmak suçtu. Bu tavsiye üzerine hemen toplanildi ve kulübün adi Osmanli Besiktas Terbiye-i Bedeniye Mektebi olarak degistirildi. Artik is Mehmet Bey'e ve Abdülhamit'in kusçubasisi Behçet Bey'e kalmisti. Onlar da Abddülhamit'e yeni kurulan mektebin sporlarin yapilacagi, insan sagligina yararli bir yer oldugunu söylediler. Abddülhamit en güvendigi iki adamina inandi. Ve böylece de Besiktas'li gençler çalismalarini daha rahat ve korkusuzca sürdürmeye basladilar. Zamanla Abddülhamit'in en yakinlari bile kulübe katilmaya basladilar.

    Kulübün Resmiyet Kazanmasi

23 Temmuz 1908'de mutlakiyet dönemi bitmis, mesrutiyet ilan edilmisti. Bu insanlarin daha da özgürlesmesi, dolayisiyla da daha rahat spor yapabilmeleri, bir araya gelebilmeleri demekti. 3 Agustos 1909'da da Cemiyetler Kanunu çikarildi. Ayni yil içersinde Tepebasi Kislik Tiyatrosu'nda Beyoglu Mutasarrifi Muhittin Pasa'nin öncülük ettigi spor bayrami yapiliyordu. Azinliklarin kurduklari kulübler oradaydi. Dört Rum kulübü ilgi çekiyordu. Fakat bayramda bir tek Türk spor kulübü yoktu. Sadece birkaç Türk zabiti davetliydi. Ve onlarin arasinda Besiktas'li Refik, Mazhar, ve Fuat Bey'ler de vardi. Muhittin Pasa spor yapan gençleri hayranlikla izledi, zaman zaman da alkisladi. Dayanamadi, "Su gençleri gipte ile izliyorum. Surada bir Türk kulübü neden yok? Halbuki bir kulübümüzü de törende görmeyi ne kadar arzu ederdim, bilemezsiniz." dedi. Fuat Bey atildi:

- Pasam, aslinda 6 yildan beri Besiktas'ta böyle bir kulüb var. Ama biliyorsunuz ortami. Çalismalar gizli yapildi. Eger izin verirseniz...
- Yaa... Neden benim haberim yok? Hemen harekete geçilsin. Her türlu yardima hazirim. Vakit kaybetmeden gidin ve bana istidayi getirin.
Bunu takiben hemen toplandilar. Artik mektep olmayip kulüp olduklarina dair bir karari onayladiktan sonra da adlarini Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübü olarak degistirdiler. Fuat Balkan ve Umumi Katip Hüsnü Bey Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübü'nün nizamnamesini hazirladi. Mazhar Kazanci istidayi imzaladi. Istida Beyoglu Mutassarrifligi'nin Cemiyetler Defteri'nin 468. sayfasina 26 Ocak 1326 (1910 miladi) tarih ve 1760 numarayla kaydedildi. Ve tasdik edilen 185 sayili tescil belgesi verildi. Sükrü Pasa baskanliginda olusturulan ilk resmi yönetim kurulunda su isimler yer aliyordu: Ziyaeddin Karamürsel, Sevket Cenani, Ahmet Pasa, Mazhar Kazanci, Fuat Balkan, Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Hüseyin Hüsnü. Besiktas, Cemiyetler Kanunu'nun kabülünden sonra resmiyet kazanmis ilk Türk spor kulübü olarak tarihe geçti. Besiktas semtinin Akaretler bölgesinde Sair Nedim Caddesi'ndeki Sulh Mahkemesi binasi lokal olarak belirlendi. Ancak burasi küçük olup kulüp hizla büyüyordu. Daha sonra Akaretler'deki 84 numarali binaya tasinildi. Binanin arkasi tam 600 altin harcanarak spor sahasi yapildi. Malzemeler alindi. Kulüp artik tesis ve lokale de kavusmustu.

      Futbolun Spor Dali Olarak Kulübe Katilmasi

Bir gün Valideçsme'de gençler aralarinda konusuyorlar, egleniyorlardi. Içlerinden biri Taskisla yönünü gösterdi:

Bakin alevlere... Taskisla yaniyor!
- Haydi gidip bakalim, orada ne oluyor?

Kosarak gittiler. Amaçlari yangini görebilmek ve hatta yardim edebilmekti. Taskisla'ya geldiklerinde ilgilerini baska bir olay çekti. O bölgedeki Ingilizler bir çesit spor yapiyorlardi. Iki takima ayrilmislar ve bir topun pesinde kosuyorlar, sayi yapmaya çalisiyorlardi. Hayranlikla bir süre onlari izlediler.

- Bu oyunu biz de oynayamazmiyiz?
- Oynariz
- Ama nasil? Bizim topumuz yok ki...
- Alalim su topu kaçalim.
- Olmaz, ayip olur...

O sirada top önlerine gelir. "Alalim su topu kaçalim" diyen Katip Tevfik dayanamaz. Topu alir, Ingilizlerin saskin bakislari arasinda kosmaya baslar. Arkadaslari da pesinden tabii...

Valideçsme'ye geldiklerinde izlerini kaybettirmislerdi. Topu Refik Osman'in evinin bahçesinde saklarlar. Onlar Besiktas kulübünden degildiler. Ama Besiktas'ta oturan gençlerdi... ve böylece semte futbol topunu ilk getirenler olarak tarihe geçtiler.

Semte getirilen futbol topu bile Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübü'ne futbolu ilk yillarda sokamadi. Ama gençler zamanlarini aralarinda futbol oynayarak geçirmeye baslamislardi.

1911 yilinin Agustos ayiydi. Su haber semte hizla yayildi: "Gümrük memurlarindan Elazizli Haci Yusufzadelerden Mehmet Bey'in oglu 17 yasindaki Seref Bey futbol kulübü kurmus."

Takimin adi Valideçesme idi. Seref Bey'in disinda takimda Sair Kazim, Asim, Alaeddin, Selahettin, Doktor Mehmet, Askeri Hakim Hakki Bey vardi. Bölgedeki diger gençler de bos durmadilar. Münir Bey'in önderliginde birlestiler. Nuri ve Rüstü kardesler, Küçük Hakki, Büyük Hakki, Ziya, Hafiz Mustafa ve Refik Osman bir araya gelerek Basiret takimini kurdular.

Aralarinda maçlar yaptilar. Güçlendiler, gelistiler. Rekabeti biraktilar. Karma kadrolar olusturarak azinliklarla iddiali karsilasmalar yaptilar. Tatavla'nin Araks, Kadiköy'ün Barham ve Oresten takimlariyla oynadilar.

Önderleri Seref Bey'di. Bir gün yaptiklari toplantida Seref Bey arkadaslarina düsünçesini açikladi:

- Besiktas semtinin tek ve en güçlü kulübü Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübü'dür. Ancak bir tek eksikleri var o da futbol bransinin olmamasi. Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübü'ne katilalim. Böylece Galatasaray, Fenerbahçe, ve Altinordu ile rekabete girebiliriz.

Itiraz eden olmadi. Fikir alkislarla karsilandi. Ama çekinenler de yok degildi:

- Ya bizi almazlarsa?
- "Merak etmeyin, ben gidip görüsecegim. Almayacaklarini sanmiyorum ve hatta sevineceklerini de saniyorum." dedi Seref Bey.

1911 yilinin son aylariydi. Seref Bey Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübü'ne gitti. Karsisinda Fuat Bey, Ahmet Bey, ve Mazhar Bey vardi. Kulübe katilmak istediklerini kendilerine bildirdi. Fuat Bey, Ahmet Bey, ve Mazhar Bey öneriyi sevinçle karsiladilar.

Valideçesme ve Basiret Külüpleri, Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübünün çatisi altinda resmen birlestiler.

Seref Bey hic bos durmadi. Hemen calismalara basladi. Takimda yer alacaklar belliydi. Besiktas'in ilk futbol takimi su isimlerden kurulmustu: Resul Bey (kaleci), Ridvan Bey, Behzat Bey, Dr. Sabri, Sair Kazim, Sadi Baltalimanli, Dr. Mehmet, Asim Bey, Seref Bey, Dr. Ali, Fahri Bey.

Takim kurmak yetmiyordu. Eksikler çoktu. Forma yoktu. Ayakkabi yoktu. Top yoktu. Ama bulundu. Çevresinde sporsever olarak taninan Ipekçi Ihsan Bey gençlerin çaresi oldu, her eksiklerini tamamladi.

Zamanla ikinci ve üçünçü takimlar da kuruldu. Futbol Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübünü'de bir anda kisa süre içinde birinci siraya oturdu.

Ama kulüpte sadece futbol yoktu ki... Diger branslar da vardi. Iste futboldaki bu gelisme bazi branslarin yöneticilerini sinirlendirdi:

- Halterde geri kaldik!
- Futbol yüzünden jimnastik yapamiyoruz!
- Atis egitimleri ne olacak?
- Boksu unutmayalim!
- ........!!!!!!!

Iç çekisme bitmedi. Seref Bey'e karsi cephe alanlar çogaldi. O da sonunda Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübünü'den ayrilmaya karar verdi. Sisli'deki Sebat kulübünü'ne katildi. Arkadaslari O'nun pesini birakmadilar. Seref Bey yoksa biz de yokuz diyerek onlar da Sebat kulübü'ne katildilar.

Seref Bey'in çaliskanligi orada da etkisini gösterdi. Sebat takimi kisa sürede güçlendi. Ve günlerden bir gün Sebat Besiktas'in karsisina futbol sahasinda dikiliverdi.

Sebat takimi sahada Mahmut, Nazmi, Adil, Hüsnü, Andon, Haluk, Refik Osman, Orhan, Seref, Siyret, Haluk'tan kuruluydu. Besiktas ise su kadro ile mücadele etmisti: Resul, Alaeddin, Nebi, Badi Kemal, Güresçi Hikmet, Hüsnü, Seref, Ihsan, Cemal, Tayyip, Kadri.

Sebat Futbol Takimi Besiktas'i 3-2 yendi. Seref Bey ve arkadaslarinin Besiktas'tan ayrilisi da iste o günde bitti. Biz hata yaptik yuvana dön diyen yöneticiler Seref Bey'i ikna ettiler. O da fazla nazlanmadi. Zaten kalbi Besiktas'daydi.

    Neden Siyah-Beyaz?

Balkan savasindan Osmanli imparatorlugu yenik cikmisti. Koskoca Balkan topraklari artik yoktu. Ülkede bu durum büyük üzüntü yaratti. Özellikle gençler savasin sonucunu uzun süre kabullenemediler. Bu ortamda, adi daha sonra Besiktas Osmanli Jimnastik Kulübü olarak degistirilen kulübün üyeleri Balkan savaslarinda verilen kayiplarin anisina renkleri içinde bulunan kirmiziyi siyaha çevirmeye ve Balkan topraklari geri alinincaya kadar spor alanlarinda siyah-beyaz renklerle mücadele vermeye karar verirler. Ama ondan sonraki yillarda Balkan topraklari geri alinamadigindan Besiktas'in renkleri kirmizi-beyaz'a döndürülmeden siyah-beyaz olarak kalir.

     Kara Kartallar Ünvani Nereden Geldi?

1932-33 sezonunda Istanbul Amatör Ligi'nin bitmesine bir hafta kalmisti. Son maç Besiktas ile Fenerbahçe arasindaydi. Bu maç sampiyonu belirleyecekti. Fenerbahçe Besiktas'tan iki puan öndeydi. Dolayisi ile bir beraberlik Fenerbahçe'yi sampiyon yapmaya yetecekti. Besiktas ise mutlaka kazanmaliydi.

BJK Futbolu Besiktas'a getiren Seref Bey (soldaki resimde görünen) son zamanlarda yakalanmis oldugu hastaligin neticesinde her geçen gün eriyip gidiyordu. Ancak Seref Bey'in ömrü o önemli maçi görmeye vefa etmedi. Bedeni hastaliga daha fazla dayanamayan Seref Bey genç yasta hayata veda etti. Maçtan bir gün önce de topraga verildi.

Tarih 16 Haziran 1933'dü. Final maçi oynananacak ve de sonunda ya Besiktas ya da Fenerbahçe sampiyon olacakti. Sahaya çikmadan önce Besiktas soyunma odasinda herkesin Seref Bey'in ölümü nedeni ile büyük bir üzüntü içinde oldugu görülüyordu. O sirada Hakki (Yeten) sessizligi bozarak arkadaslarina kendilerine gelmelerini söyledi. Eger Seref Bey hayatta olsaydi onun kendilerinden tek isteyeceginin bu maçi kazanmalari olacagini hatirlatti. Bunun üzerine Besiktas'li futbolcular Seref Bey'e layik olacak bir oyun ortaya koymak üzere and içerek sahaya ciktilar.

Besiktas tarihinde ilk kez sahaya bu maçta simsiyah formalarla çikmisti. O matemin simgesiydi. Seref Bey'in kaybedilisinin acisini yansitiyordu.

Maç basladi. Fenerbahçe defansta kaliyor, bir puan için oynuyordu. Besiktas ise atak üstüne atak gelistiriyor ve gol atmak için yükleniyordu. Oyunun 24'üncü dakikasiydi. Nazim'in Fenerbahçe filelerine gönderdigi top tüm Besiktas'lilari ayaga kaldirmisti. Ancak hakem golü geçersiz saydi.

Oyunun büyük bölümü Fenerbahçe yari alaninda ve kalesi önünde oynandi. Ancak gol olmadi ve maç basladigi gibi 0-0 bitti. Bu sonuçla Fenerbahçe sampiyonluga uzanmisti.

Maçtan sonra konusanlar ligi ikinci sirada bitirmesine ragmen Besiktas'i öve öve bitiremiyorlardi.

- Ne takimdi öyle!
- 90 dakika içinde tam 66 kez akin yaptilar!
- Kartallar gibi saldirdilar.
- Evet. Aynen kara kartallar gibi...

Iste o siyah formalardan ve müthis futboldan sonra Besiktas sampiyonluga ulasamamisti ama büyük bir ünvan kazanmisti: KARA KARTALLAR.

 Besiktas'in Türk Gençligine Hediyesi: 19 Mayis Gençlik ve Spor Bayrami1935 yiliydi. Besiktas Jimnastik Kulübü bir karar almisti. "Atatürk Günü" düzenlenmesini istiyorlardi. Ulu önder sporu ve sporcuyu seviyordu. Öyle ise onun adina spor müsabakalari yapmak çok dogru olurdu. Bu fikir hemen Fenerbahçe ve Galatasaray kulüplerine de açildi ve iki kulüpten de olumlu yanit alindi. Tarih 24 Mayis 1935'ti. Fenerbahçe stad'inda yapilan ilk Atatürk Günü müsabakalarini binlerce kisi izlemisti. Aradan kisa bir zaman geçmisti. Besiktas Jimnastik Kulübü, Atatürk Günü'nün her yil düzenlenmesini istiyordu. Ankara'da toplanacak olan Spor Kongresi'nde bu konu konusulabilirdi. Kongre'de kürsüye Besiktas Jimnastik Kulübü'nden Ahmet Fetgeri çikti. Istanbul'da düzenlenen Atatürk Günü spor müsabakalarini anlatti. Sözlerine söyle devam etti: "Atatürk Günü'nün tüm Türk gençligine maledilmesi için 19 Mayis Gençlik ve Spor Bayrami adi altinda her yil yapilmasini teklif ediyoruz." Bu konusma alkislarla karsilandi. Konu Atatürk'e açildi. Ulu önderin de onayiyla 19 Mayis Gençlik ve Spor Bayrami kutlanmaya baslandi.

  Arabacilar Takimi Degil, Arabalilar Takimi

     Ahmet Fetgeri Bey'in agzindan:

"Her bir devrin ileri gelenlerinin çocuklari olan pasazadeler, idman mahalli olan Osman Pasa Konagi'na gidip gelirken Dolmabahçe Saray arabalarindan istifade etmeye baslamislardi. Her hareketin goze battigi ve dedikodu mevzugu oldugu o günlerde yapilan bu seyahatler, halkin arkadaslarimiza "Saray arabalariyla gezen gençler", "Saray arabalilar" ve "ARABALILAR" seklinde isimler takmalarina sebep olmustur. O zamanlar samimi ve sicak bir ifadenin mahsulü olan bu tabirler, her halde zaman geçtikçe rakip taraftarlarca istismar edilerek "ARABACILAR" olarak degismis olacak..."

Galatasaray Tarihi

lideriz 10 Nisan, 2008 20:06 Futbol Klüpleri Bağlantı Trackbackler (0)

Galatasaray Tarihi

Galatasaray Spor Kulübü, Türk Spor Tarihi'ndeki öncü olma özelliğini hiç kuşkusuz içinden doğduğu ve gene öncü bir kurum olan Galatasaray Lisesi'nden (Mektebi Sultani) almıştır. Okul ile kulüp arasındaki koparılmaz bağ, yadsınamayacak bir gerçeklik ve övünç kaynağıdır.

Devlet adamı yetiştirmek amacıyla II. Beyazıt tarafından 1482'de kurulan mektep, adını kurulduğu bölgeden alır ve "Galata Sarayı" olarak anılmaya başlar. Okul modern konumuna 1 Eylül 1868'de Sultan Abdülaziz döneminde kavuşur. Okul' un yeniden yapılanmasıyla birlikte, Türkiye'de de gerçek anlamıyla ilk sportif çalışmalar başlamış olur ve okulda Beden Eğitimi dersi jimnastikçi 'Monsieur Curel' tarafından eğitim programına konur. Bu atılımlar gerçekten bir devrim niteliği taşımaktadırlar. Curel, modern aletler eşliğinde çalıştırdığı öğrencileri sportif açıdan geliştirirken, onlar için Kağıthane'de bir idman Bayramı düzenler. Yıl 1870'tir. Bu etkinlikte başarı gösteren sporcular değişik ödül ve madalyalar kazanır ve yarışmaların sonunda öğrencilere "kuzulu pilav" verilir. Bu da, sonraki yıllarda bir başka geleneğin başlangıcını oluşturur.

Curel'den sonra görevi devralan yabancı spor hocaları (M. Moiroux, Signor Martinetti, Stangali gibi), jimnastik ve atletizmin yanı sıra, değişik branşlara da eğilerek (yüzme, kürek, aletli jimnastik), bir ilki daha başlatmış olurlar. Bu çalışmaların ürünü çok geçmeden alınmaya başlanır ve adı Türk Spor Tarihi'ne altın harflerle yazılan Faik Üstünidman'ın yanı sıra, Binbaşı Mazhar Kazancı, Abdurrahman ve Ahmet Robenson kardeşler GSL'nde görev alıp, izcilik, tenis, hokey gibi spor dallarının öğrenciler arasında yaygınlaşmasını sağlarlar. Özellikle Üstünidman'ın ön ayak olmasıyla, öğrenciler futbolla tanışırlar. Ama oynanan futbol, bir kör dövüşünden farklı olmayan ve kural tanımayan bir koşuşturmayı andırmaktadır. Ama futbol GSL' nin Tören Kapısı'ndan adımını atmış ve tam bir salgına dönüşmüştür.

1901 yılında İstanbul'da yaşayan iki İngiliz, James Lafontaine ve Horace Armitage, Rum ve İngiliz oyunculardan oluşan Kadıköy Futbol Kulübü'nü kurmuşlar ama 1903'te takımdaki İngilizler bir anlaşmazlık sonucu ayrılarak Moda Kulübü'nü oluşturmuşlardır. 1904 yılında ise bu kulüpler, Imogen, Elpis, Strugglers takımlarıyla anlaşarak, İstanbul Futbol Birliği'ni hayata geçirmişler ve bugünkü Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'nın yerinde bulunan "Union Club-İttihat Spor" sahasında düzenli karşılaşmalar yapmaya başlamışlardır. Görüldüğü gibi bu takımlar yabancı ya da azınlık takımlarıdır. Türk olmayan ekiplerin gerçekleştirdikleri bu ilk futbol karşılaşmaları, GSL öğrencilerini hem ilgilendirir hem de çok üzer. Artık onların amacı, kendi futbol kulüplerini kurmak, ölesiye sevdikleri bu oyunun kurallarını "hatmetmek" ve yabancılarla boy ölçüşmektir.

Türk olmayan takımları yenmek

Galatasaray Spor Kulübü'nün kurucusu Ali Sami Yen, "Ellinci Yıl" kitabında kuruluş öyküsünü şöyle anlatır:
"1 Teşrin 1905'te mektebin beşinci sınıfında edebiyat muallimimiz merhum Mehmet Ata beyin dersi esnasında birkaç arkadaş baş başa vererek Galatasaray'da bir futbol kulübü kurmaya karar verdik. İlk müteşebbisler oyuna ve mücadeleye meyyal arkadaşlardan Asım Tevfik Sonumut, Reşat Şirvani, Cevdet Kalpakçıoğlu, Abidin Daver, Kamil...gibi gençlerdi. Mektepde tahsilde bulunan Bulgar ve Sırp talebesinden çevik ve kuvvetli olanlar da bize iltihak etmişlerdi. Asım'ı muhasebeciliğe, Cevdet'i ikinci reisliğe seçmiş, kendim de Reis olmuştum. Asım her hafta arkadaşlardan birer kuruş toplamakda mahir olduğu için kendisini muhasebeci yapmıştık. Ben Reisliği topu yağlayıp şişirmekle almıştım. Topumuza evladım gibi bakardım. Zaten varımız yoğumuz da toptu. Mektebe gelirken, domuz sokağından geçer, domuz yağı alırdım. Topu onunla yağlar, şişirirdim; yamasını yeni pabucumdan kesmiştim. Bunu gören arkadaşlar, bana hepimizden fazla paye vermişlerdi. Yani o zaman Reisliğe ve diğer vazifelere payeyi, en çok çalışan kazanırdı. Cevdet de ikinci Reisliği formaları yıkadığı için almıştı.

"Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmek."

Kulübün adının Gloria (Zafer) ya da Audace (Cesaret) konulması yolunda görüşler ortaya atılmışsa da, sonuçta Galatasaray olmasında anlaşmaya varılmıştır. Araştırmacı Cem Atabeyoğlu, Galatasaray adının, bu takımın yaptığı ilk maçta Rum ekibini 2-0 yenerken, seyircilerin onlardan "Galata Sarayı efendileri"diye söz etmelerinden doğduğunu yazar. Bunun üzerine kurucular da ismi benimserler ve "Adımız Galata Sarayı olsun" derler.

Kurucu Listeler

1905'ten 1919'a kadar Galatasaray Spor Kulübü'ne Başkanlık yapan, mektebin 889 numaralı öğrencisi Ali Sami Yen, inci gibi elyazısıyla tuttuğu Galatasaray Terbiye-i Bedeniye Kulübü ıhsaiyet Defteri'nin (Sayım-İstatistik Defteri) 181 ve 182. sayfalarında kurucu 13 üyeyi şöyle sıralar: 1-Ali Sami Yen; 2-Asım Sonumut; 3-Emin Bülend Serdaroğlu; 4-Celal İbrahim; 5-B. Nikolof; 6-Milo Bakiş; 7-Pol Bakiş; 8-Bekir Sıtkı Bircan; 9-Tahsin Nahit; 10-Reşat Şirvanizade; 11-Hüseyin Hüsnü; 12-Refik Cevdet Kalpakçıoğlu; 13-Abidin Daver.

1905'te Osmanlı İmparatorluğu'nda bir dernekler yasası bulunmadığından, Galatasaray Spor Kulübü yasal olarak tescil edilme olanağını bulamamıştır. 1912 yılında Cemiyetler Kanunu çıkarıldıktan sonra, kulüp yasal bir kimlik kazandı. Yetkili makamlara kulüplerin tüzükleriyle birlikte, kurucu üyelerin ad ve adreslerinin de bildirilmesi zorunlu tutulduğundan, istifa eden ya da eğitimlerini tamamlayarak ülkelerine dönen üyeler ilk listeden çıkarılmış ve 1 Eylül 1913'te kurucu liste yeniden düzenlenmiştir. Kurucu üyelerin yeni sıralaması şöyle gerçekleşmiştir: 1-Ali Sami Yen; 2-Asım Sonumut; 3-Emin Bülend Serdaroğlu; 4-Celal İbrahim; 5-Bekir Sıtkı Bircan; 6-Reşat Şirvanizade; 7-Refik Cevdet Kalpakçıoğlu; 8-Abidin Daver.

Renklerin öyküsü

Galatasaray Spor Kulübü'nün ilk renkleri kırmızı-beyaz'dır. Bayrağımızın renklerinden esinlenerek seçilen bu renkler, dönemin baskıcı ve paranoyak yönetimi tarafından kuşkuyla karşılanmış ve futbolcular sıkı bir takibe alınmışlardır. Bu nedenle, sarı-siyah renkler gündeme gelmiş ama bunlar da kalıcı olmamış ve Galatasaray bugünkü renklerine kavuşmuştur. Bu renklerin öyküsünü Ali Sami Yen'den dinleyelim:
"Birçok yerleri dolaştıktan sonra, nihayet Bahçekapı'daki Şişman Yanko'nun dükkanına gidilerek orada zarif iki yünlü kumaşa tesadüf ettik. Biri, vişneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı, öteki de, içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı. Tezgahtar, mahirane bir el hareketi ile kumaşların dalgalarını birleştirdi. Bir saka kuşunun başı ile kanadının yarattığı renk güzelliğine benzer bir parlaklık hasıl oldu. Ateşin içindeki renk oyunlarını görür gibi olmuştuk. Sarı-Kırmızı alevinin takımımız üstünde parıldamasını tasavvur ediyor ve bizi derhal galibiyetten galibiyete götüreceğini tahayyül ediyorduk. Nitekim de öyle oldu." Buna karşılık kuruculardan Bekir Sıtkı, söz konusu renklerin Gül Baba'nın II.Beyazıt'a verdiği sarı ve kırmızı güllerden esinlendiğini ileri sürer.


HOŞGELDİNİZ

lideriz 10 Nisan, 2008 19:59 Anasayfa Bağlantı Trackbackler (0)

Sitemize Hoşgeldiniz..!

Sitemizden yararlanmak için üyelik yoktur dilediğiniz gibi yararlanabilirsiniz.Soldaki sayfalardan sitemizden hangi şekillerde yaralanabileceğinize bakabilirsiniz.Sitemizden oyun hileleri,futbol klupleri hakkında bilgiler,resimler,komik metinler,aşk sözleri,video vb. yararlanabilirsiniz.

NOT:Solda bulunan sayfaların yanında yazan sayılar kategori sayısıdır.Yani içindekilerin sayısını belirtmez.Örneğin Videolar sayfasının yanında yazan sayı kategori sayısıdır.Vide sayısı değil.Video sayısını öğrenmek için videolar sayfasına tıklayınız..

İLETİŞİM

Bizimle iletişime geçmek için lider.fb.1907@gmail.com adresine mail atmanız yeterlidir.
Sitemizde reklam yoktur fakat isterseniz sitenizin adını ve sitenizle ilgili bir resmi buraya ekleyebiliriz..İlginize teşekkürler..


-- Paylaşımın Lideri --

 


FenerbahçE Tarihi

lideriz 10 Nisan, 2008 19:45 Futbol Klüpleri Bağlantı Trackbackler (0)
Fenerbahçenin Tarihi

FENERBAHÇENİN KURULUŞ VE GELİŞMESİ

1895 yilinda Modada oturan Ingilizlerin modern futbolu oynamaya baslamalari Fenerbahce Spor Kulubunun kurulmasinin ilk adimlariydi.

Deniz ogrencisi Fuat Husnu Kayacanin 1899 yilinda Fenerbahce stadinin bulundugu cayirda mesin yuvarlaga yaptigi vuruslar sirasinda arkadaslari Resat Denyal, Mehmet Ali ile dile getirdikleri "Ah bizde bit futbol takimi kurup oynayabilsek" ozlemi Turk gencleri arasinda Black Stocking FC kurulmasina sebep olmus.Fakat kulup monarsi rejiminin engellenmsini onlemek amaciyla hemen dagitilmis.

Bir kac gencinde katilimiyla ayni isimler 1902 senesinde bu kez Kadikoy Futbol Kulubu adi altinda toplandilar.Ancak daha sert hafiye baskini bu girisimi de engellemis.

1907 bir bahar gununde gene bir mac donusu Ziya, Ayetullah ve Necip evlerinde cay icerlerken sonmeyen ideallerini bir kez daha basarmaya yonelirler.Monarsi rejimi artik gevsemis ve bu girisim bu kez tutunmus ve FENERBAHCE FUTBOL KULUBU bir daha kapatilmamak uzere kurulmus.

Fenerbahce Futbol Kulubunun ilk yonetim kurulu soyledir ; Ziya bey Baskan, Ayetullah bey Genel Sekreter ve Necip beyde Genel Kaptan ve Veznedardir.

Tabii kurulus yillari kolay olmamis zaman zaman futbolcu bulmakta zorlanmiz ve bir cok defa gemilerden odunc futbolcu alarak ligdeki mucadelesini surdurebilmis.1909 yilinda klubun adi Fenerbahçe Spor Kulubu olarak degisimis renkleride Sari-Beyazdan bugunku rengi Sari-Laciverete cevrilmis.1909-1911 yillari Fenerbahçemiz icin cok zor gecmis bir ara dagilma noktasina bile gelmis ancak Elkatipzade Mustafa adli uye kulubu kurtaran adam olmus.Lokali dahi olmayan klubun takimlari cok kotu durumdayken St.Joseph, Robert College ve Kadikoy numune Mektebinden topladigi genc futbolcularla Kulubun genc takimlari kurmus bir nevi alt yapisini olusturmus.Bu atilim basarisiz gecen 2 yilin ardindan Fenerbahceye hic yenilmeden ilk Sampiyonlugunu getirmis.

Bu sampiyonluk Fenerbahceye yasama gucu asilamis ve kulup Altiyol agzinda 2 odali bir lokale kavusmus.Balkan savasi nedeni ile yapilmayan 1912-1913 lig maclarindan sonra ust uste ve yenilmeden kazanilan 2 sampiyonluk Fenerbahce camiasi olusturmaya baslamis.Fenerbahcemiz ayni zamanda 1914 senesinde tertiplenen Genc takimlar sampiyonlugunuda kazanmis ve 10 yil icinde en cok sampiyonluk kazanmis takim olma unvanini alarak Ingilizler tarafindan verilen tarihsel sildide almaya hak kazanmis.

FENERBAHÇENİN GELİŞMESİ VE IŞGAL YILLARI

KUSDILI LOKALI

Fenerbahcemiz artik buyumeye baslamis kitleleri arkasindan suruklemeye basladigi yillarda artik Altiyolagzindaki 2 odali baraka kucuk gelmeye baslamis.20 Mart 1914 de gorkemli bir torenle Kusdilinde, dere kenarinda genis bahceli cok sirin 2 katli buyuk koske gecilmis.

Fenerbahcemiz bu Kusdili lokalinde 5 Haziran 1932 tarihinde cikan bir yangina kadar barinmis.Buyuk sohret ve sevgiyi bu lokalde kazanmisiz.Hatta Ulu onder Mustafa Kemal Ataturk un 5 Mayis 1918 deki tarihsel ziyaret ve takdirlerine bu guzel lokalde ulasmis ve nihayet kurtulus savasina silah ve insan kacirdigi ve isgalci guclere dusmanca davranislarda bulundugu suclamalariyla sungu takmis bir Ingiliz birligi tarafindan bu lokalde iken bir sure kapatilip Baskani Sabri Toprak Bey Malta adasina surulmus.

Sn Dr.Rustu daglaroglu Kusdili lokali icin aynen su sozleri sarfetmis "Fenerbahcenin KUSDILI LOKALI spor tarihimizde ornegi olmayan cok zengin hareketli bir spor sitesini huviyetini tasimistir".Zamanin yonetim kurulu baskani Sn Dr. Hamit Hüsnü kayacan sanli Fenerbahcemize ilk tesisleri kazandiran kisi olmus ve tesis atagina once bir kayikhane, bir beton paten sahasi hemen yanina 2 tenis kortu yapilmis, buyuk salona da ring, gures minderi konup aletli jimnastik gerecleriyle bir spor sitesi yaratilarak burada gunun her saatinde canli faaliyetlere baslanmis.Bu lokal dar bir alanda 20 yi asan spor dalina hizmet vermeye calismismasi gunumuze kadar sadece Fenerbahce spor klubunun Kusdili lokalinde 1918-1932 yillarinda gorulmus.

ISGAL YILLARI

30 Ekim 1918 den 2 Ekim 1923 e kadar suren 5 yil suren isgal yillari o donemlerde yasanan en buyuk aciydi.Fenerbahcemiz basta futbolculariyla, uyeleriyle, tum yurttaslarimiza isik tutmus ve bir umut isigi olmuslar.Dusman takimlariyla yaptigi 50 futbol macinda en guclu Ingilizleri her yenisinde, acilar ve intikam duygulari icinde kivranan Turk ulusuna umit ve teselli kaynagi olmus ve her defasinda yurekten kutlanmisiz. 5 as futbolcumuzu Sakarya savasina gondermis olmamiza ragmen her gecen gun iddialarini artiran dusman takimlarini yenmeyi surdurmusuz. Baskanimiz Sabri Beyi Maltaya surmeleri bile milli gorevini engellemek bir yana daha yuksek azimle surdurmeye neden olmus.Lozandaki sulh heyetimize bile gurur verip destek olan ve heyet baskanina ;

"HEPINIZI MESERRETLE TEBRIK EDER , GOZLERINIZDE OPERIM"

kutlama mesajini gonderen General Harrington, kendi adina duzenlenen kupayi bile almasi ulusumuza armagan ettigi sayisiz mutlu ve anlamli anilar arasindadir..Iste Fenerbaheceyi Fenerbahce yapan aslinda bu olaylar.Hep lider olmusuz hep umut sacan takim olmusuz ozgurlukleri kisitlanan Turk ulusuna hep umit vermisiz.Inanin bu satirlari okurken tuylerim diken diken oldu, ve bir kez daha gurur duydum Fenerbahceli olmakla.

FENERBAHÇENİN BÜYÜMESİ VE BAŞARILARI

GOL YEMEYEN TAKIM

Istanbul liginin 1922-23 sampiyonlugunu yenilmeden ve gol yemeden 58-0 gibi dunya futbolunda esi olmayan skorla kazanan Fenerbahce takimi da iste bu donemin tumuyle yuksek okul mezunu veya ogrencilerinden olusan o unlu 11 soyleymis ;

Sekip Kulaksizoglu-Kamil Sporel (K), Cafer Cagatay-Kadri Goktulga, Ismet Ulug, Fahir Yenicay-Sabih Arca, Alaaddin Baydar, Zeki Sporel, Omer Tanyeri ve Bedri Gursoy.

Iste bu mithis 11 Fenerbahcemizin yurt icinde sevilmesi artik iyice saglamis aldigi tarihi basarilar sanli kulubumuzun temellerinin saglamlasmasinda buyuk katkilari olmus.Bugunku Fenerbahce onlarin sakatim, hastayim demeden sahalara firlayip hem dusman hem yerli rakipler karsisinda basaridan basariya kosmus bu yuksek kulturlu abilerimizin eseri ve bizlere armagani olmus.O zamanlar bu kadro senelerce konusulmus ve her turlu ovguye layik gorulmus.

O sene basarilarimizin bazilari soyleymis ;

- 26 Ekim 1923 de Romanyaya karsi oynayan ilk Ay-Yildizlli takima tam 7 futbolcu vermisiz,

-Ilk katildigimiz 1924 Paris Olimpiyatlarinda mucadele eden 11 in 6 Fenerbahceliymis,

-Tek gol dahi yemeden 58-0 gibi dunya tarihinde inanilmaza ve bir ilk daha imza atmisiz.

Bu coskulu sevgi o kadar buyukmus ki 5 Haziran 1932 Kusdili lokalimiz yaninca sevenlerimiz cok uzulmus klubumuze yardima kosanlarin basinda ulu onderimiz Buyuk Ataturku gorunce teselli bulmusuz.Katibi umumi namina Hasan Riza imzali"Fenerbahce Spor Klubu Idare heyetine" hitaben gelen telgrafda su kelimeler yer almis ;

"YENI KLUP BINASI INSASINA YARDIM OLMAK UZERE, REISI CUMHUR HAZRETLERININ EMIRLERI VE IS BANKASI ILE HEYETI IDARE NAMINA 500 LIRA GONDERILMISTIR.ALINDIGINI ISAR BUYURULMASINI RICA ILE HURMETLERIMI TAKDIR EDERIM."

Telgrafin gercek anlam ve degeri (Bugunku tarih ile 70 Resat altini) dgilmis tabiiki.Gercek ve paha bicilmez deger, Buyuk Onderimiz Ataturkun Fenerbahcemize olan sevgisiymis hic kuskusuz.

Rusen Esref Unaydin dan dinlenen bir ani ATA mizin Fenerbahce klubune besledigi ozel sevginin derecesini gostermey yetiyor ;

10 Agustos 1928 cuma aksami Buyuk Onder 5 ziyaretcisiyle Dolmabahce sarayindadir.Bunlardan klup baskani Necmettin Sadak, Rusen Esref ve Mustafa Necati olarak 3 u Galatasarayli, Sabri Toprak ve Vasif Cinar olarak 2 side Fenerbahcelidir.Buyuk kurtarici o gun ezeli rakiplerin yaptiklari mac sonucunun 3-3 oldugunu sorup ogrendikten sonra ;

- Oyle mi ?! Zaten bizde burada 3 e 3 beraberiz, BENDE FENERBAHCELIYIM .. demis ve kendini Sabri Toprak ve Vasif Cinar ile isaretlemis.

Ataturk her firsatta Fenerbahceye olan manevi destegini surdurmus.Yangin dumanlarinin tuttugu 1932/1933 sezonunda 4 kategoride sampiyon olmus o felaketi geciren o degilmis gibi basarilarimizi surdurmusuz.

1.TÜRKİYE LİGLERİNİN BAŞLANGICI

1959 TÜRKİYE LİGİ VE FENERBAHÇE'NİN İLK ŞAMPİYONLUĞU

21 Subat 1959'da başlayan deplasmanlı Türkiye liginin ilk yıl şampiyonası 16 kulüp arasında 2 devreli ancak zaman azlığı nedeniyle Beyaz ve Kırmızı adlı 2 grup halinde tertiplenmiş. Grup birincileri 2 final maçıyla şampiyonu tayin etmiş.
Beyaz grupta : Fenerbahçe, İstanbulspor, Beşiktaş, Beykoz, Ankaragücü, Hacettepe, Altay ve İzmirspor mücadele etmiş.
Kırmızı grupta ise: Galatasaray, Karagümrük, Adalet, Vefa, Ankara Demirspor, Gençlerbirliği, Karşıyaka ve Göztepe mücadele etmiş.

Fenerbahçe 12 galibiyet ve 2 beraberlik alıp 26 puanla, namağlup grup birincisi olmuş, attığı 29 gole karşın kalede sadece 7 gol yemiş. Kırmızı grupta 20 puan alarak birinci olan Galatasaray ile finali 10 ve 14 Haziran 1959'da oynamış.

Ignace Molnar'ın yönetimindeki Fenerbahçe herkes tarafından favori gösterilmiş. 18.016 biletli seyircinin ödediği 237.000 lira dönemin hasılat rekoru olarak tarihe geçmiş. Son 54 maçında yenilgi yüzü görmeyen Fenerbahçe ilk profesyonel ligi finalinde Galatasaray'a, çok sert geçen bir karşılaşma sonucunda Metin Oktay'ın golü ile 1-0 mağlup olmuş. Basında son yılların en sert maçı olarak gündeme gelmiş, faulsüz futbolu ile bilinen Metin Oktay'ın 13.dakikada Özcan Arkoç'a salladığı kasti tekme sonucu Yugoslav hakem Markovic Metin Oktay'i ihraç etme teşebbüsünde bulunmuşsa da bu hareketi sahaya giren Galatasaraylı yöneticiler tarafından önlenmiş. Ağları yırtan gol olarak bilinen Metin Oktay'ın golü ise aylarca bakım görmeyen çürük ağlar sayesinde konu edilmiş olduğu Dr. Rüştü Dağlaroğlu tarafından kitapta özellikle belirtilmiş.

Finalin ikinci ayağı 14 Haziran 1959'da İnönü stadında, yine rekor olarak tarihe gecen 26.533 biletli seyircinin 355.866 lira ödediği maçta oynanmış. Fenerbahçe dört gün önce aşırı sertliğe göz yumduğu ve etki altında kalarak kararları değiştirerek maçı çığrından çıkardığını iddia ederek hakemin değişmesini istemiş, bu istek Federasyon tarafından kabul görmüş  ve maça İtalyan hakem Francesca Liverani'yi atamış.

Maça ; Özcan - Saracettin, Basri, Naci (Kaptan) - Osman, Avni, Lefter, Şeref, Yüksel - Can ve Niyazi on biri ile maça başlamış. Baştan sona üstün bir futbol sergileyerek maçı 9, 44, 70, 72. dakikalarda Yüksel, Naci, Mustafa ve Şeref'in golleri ile 4-0 kazanarak rakibini surklase ederek ilk Türkiye 1. ligi şampiyonluğunu ilan etmiş. 160. ezeli rekabet maçında rakibini farklı yenen Fenerbahçe kupasını federasyon başkanı Faik Gökay'dan almış ve şampiyonluk turu atmış.

1959-60 Türkiye 1.Ligi ;

Türkiye liglerinin ikincisi 16 Ağustos 1959 pazar günü başlamış. İlk maçta Fenerbahçe Feriköy'ü 2-1 yenmiş. 38 maçta Şeref 36 maçta forma başarısı göstermiş. Atılan 88 golün 17'sini Lefter kaydederken kalede 17 gol görmüş ve ligi 60 puanla Beşiktaş'ın ardından 2. olmuş. 3.lüğü ise 58 puan alan Galatasaray almış.

Fenerbahçe ilk kez katıldığı Avrupa Şampiyon kulüpleri kupasının ilk turunda Macaristan şampiyonu Csepel'i Budapeşte'de elemiş, 2.turda Fransa şampiyonunu Paris-Soir gazetesine özel baskı yaptıran 2-1'lik sonuçla elemiş. 3.Turda ise Fenerbahçe elenmiş. Ligde şampiyonluğu kaybetmenin sebepleri arasında; Primi azaltmak, kamplarının kaldırılması, ve bu kararlara itiraz eden Genel Kaptan İsmet Uluğ'un istifası daha sonra Molnar'ın istifaya zorlanarak istifa etmesi gösterilmiş.

İlk logomuz

Şu anda Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı olan, Papazın Çayırı

1932'de kulüpte olan büyük yangın sonrası

1932'de kulüpte olan büyük yangın sonrası

1932'de kulüpte olan büyük yangın ile ilgili Olimpiyat Mecmuasi - 11 Haziran 1932

Fenerbahçe Stadı 1933

Fenerbahçe Stadı 1933

Fenerbahçe ile Galatasaray arasında tüm dostluğu bitiren 23 Şubat 1934'teki ünlü kavga

Şükrü Saraçoğlu

Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı 13 Şubat 1949

Mircea Lucescu - Fenerbahçe ilişkisi

Mircea Lucescu - Fenerbahçe ilişkisi

Mircea Lucescu - Fenerbahçe ilişkisi


Counter Strike

lideriz 08 Nisan, 2008 20:15 Oyun Hileleri Bağlantı Trackbackler (0)

 Counter Strike Hileleri

Sniper alma:

give spaceweapon_ak içinawp



Yerçekimini ayarlama:

sv_gravity [-999 - 999999] (değerleri değiştirebilirsiniz)



Duvarların içini görme arkasına ateş etme:

gl_zmax[0-9999] (ortadan kaldırmak için 3600 parametresini girin)



El feneri olmadan etrafı görebilme:

lambert -1.0001



Diğer oyuncuların Fraglerini görme:

cl_hidefrags 0



Hızlı bir şekilde ileriye hareket etme:

cl_forwardspeed 999



Hızlı bir şekilde geriye hareket etme:

cl_backspeed 999



Hızlı bir şekilde köşelere hareket etme:

cl_sidespeed 999



Otomatik mermi doldurmayı açma:

+reload



Otomatik mermi doldurmayı kapatma:


-reload



SetC4 timer:

mp_c4timer [1-100]



Otomatik nişanlamayı açma:

sv_clienttrace 9999



Otomatik nişanlamayı kapatma:

sv_clienttrace 0000



Nişan alma imlecinin rengini değiştirme:

adjust crosshair



Haritanın ne kadar zamanı kaldığını öğrenme:

timeleft



Ateş ederken imlecin büyümesini kapatma:


crosshair [1-5]



Takım arkadaşlarını vurabilme özelliği:

mp_friendlyfire [0 veya 1]



Level seçme

changelevel [harita ismi]



Silah seçme


give [silah ismi]

Komik YazıLar

lideriz 08 Nisan, 2008 19:59 YazılaR Bağlantı Trackbackler (0)
ATATÜRK'ÜN KIZLARA HİTABESİ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                        

     Ey türk kızı birinci vazifen çamaşır ve bulaşık yıkamaktır.En kıymetli hazinen kocandır.Seni bu hazineden mahrum etmek isteyen kaynanan olacaktır.Kocan sandığın adam ileride baska kadınlara göz dikebilir.Bunun için ''Muhtaç olduğun oklava kapının arkasındadır...''  

 AİLE

***Yetismis bir kizi olan bir dulla evlendim. Babam uvey kizimla evlendi. Bu sekilde babam benim DAMADIM oldu, uvey kizim da babamin karisi olmasi dolayisiyla ANNEM oldu. Benim karim bir oglan cocuk dogurdu. Bu cocuk tabiatiyla BABAMIN KAYINBIRADERI ve benim uvey annemin BIRADERI olmasi nedeniyle de benim DAYIM oldu. Babamin karisi da bir oglan cocuk dogurdu. Tabii dogan cocuk benim KARDESIM oldu fakat ayni zamanda kizimin oglu olmasi dolayisiyla da TORUNUM oldu. Boylece, karimda annemin annesi olmasi dolayisiyla benim BUYUKANNEM oldu. Kocasi ve ayni zamanda onun torunu oldugumdan, bir kimsenin buyuk annesinin kocasi da buyuk babasi olacagindan dolayi, KENDI KENDIMIN BUYUK BABASI oldum. Mark Twain...

 

AşK SöZleri

lideriz 08 Nisan, 2008 19:50 YazılaR Bağlantı Trackbackler (0)

              AŞK SÖZLERİ

***Bir telefon bekliyorum, sevgilim diye başlayan, seni seviyorum diye biten. Bir telefon bekliyorum, dün gelmesi gereken ve bugün hala gelmeyen...

***Hayatta üç şeyi sevdim. Seni, kalbimi, ümit etmeyi. Seni sevdim, sensin diye. Kalbimi sevdim, seni sevdi diye. Ümit etmeyi sevdim, belki seversin diye...

***Hayatta iki kör tanıyorum; 1.'si senden başkasını görmeyen ben, 2.'si beni göremeyen sen...

***Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamını taşısaydı ve sen bana, seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inanki bir tanem her gün yağmur yağardı...

***Eğer geceler seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı asla sabah olmazdı...

***Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim...

***Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki mutluluk gülüşünde saklıdır, sakın ağlayayım deme! Belki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır...

***Bir gül olmak isterdim, dalımdan koptuğum an yalnız senin için kopayım ve yalnız senin avuçlarında solayım diye bir tanem...

***Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen yere düşen yağmur damlalarını tutmaya çalış, tutabildiklerin senin sevgin tutamadıklarınsa benim sana olan sevgimdir...

***Ağlayışımm terk edip gidişine değil. Ben, sensizken, senden diye sensizliğini de sevmiştim. Sen, seninle, seni de sensizliğini de alıp gittin...

***Aramızdaki mesafeler ne kadar uzun olursa olsun sonsuzluğa giden tüm yollara adını yazdım. Hangi yoldan geçersen geç seni sevdiğimi okuyacaksın...

***İnsanlar hep birilerinin peşinden koşarlar, ama dönüp de kendi peşlerinden koşanlara hiç bakmazlar...

***Sonbahara inat ağaç hala yeşermekte, geceye inat gün hala ağarmakta, ben ise kadere inat hala seni sevmekteyim. İnat bu ya, mahşere kadar "seni seveceğim"...

***Yanağına düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgara dön, ordayım!

***Seni seviyorum diyenin sevgisinden şüphe et, çünkü aşk sessiz, sevgi dilsizdir...

***Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen bil ki o, yalnız ve yalnız senin için yanan kalbimdir...

***Gayem zat-ı alinizi taciz etmek değil, efkar-ı umumiyede muhabbet kurmaktır. Cevabı müspetiniz kalb-i hazalimi tamir-i temin edeceğinden, desti muhabbetinize talibim...

***Güzelsin, şirinsin, şahanesin. Çektiğim çileme tek bahanesin. Melek mi, şeytan mı bilmem ki nesin...

***Ben seni unutmak için sevseydim sana olan tutkumu kalbime değil, güneşin çıktığı zaman kaybolan buğulu camlara yazardım...

***Allah'ım canımı bir sonbahar günü al ki, o vefasız getirecek bir gül bile bulamasın...

***İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim...

***Dünyada 2 renk gül olsun, biri kırmızı diğeri beyaz. Sen beni unutursan kırmızılar solsun, ben seni unutursam beyazlar kefenim olsun...

***Dünyadaki en güzel şeyi sana vermek isterdim ama seni sana veremem ki...

***Sen seni seveni görmeyecek kadar körsen, o da sana sevgisini söylemeyecek kadar gururludur...

***Zannetme ki gözlerim sana baktıkça bıkacak, ölsem de ruhum seninle kalacak, kapanırsa gözlerim senden önce bu hayata, inan ki son sözüm seni seviyorum olacak...

 

GTA Vice City

lideriz 08 Nisan, 2008 19:47 Oyun Hileleri Bağlantı Trackbackler (0)

 GTA Vice City

LeavemealonePolisten Kurtulma
AspırıneHak Can
NuttertoolsSilah
ThugstoolsSilah
ProfessıonaltoolsSilah
GettherefastAraba
GetthereamazınglyfastAraba
Getthereveryfastındeed Araba
RubbıshcarÇöp Arabası
BıgbangEkrandaki Arabalar Patlar
PanzerTank


«Önceki   1 2 3 4

Hepsi - WeblogTR

© 2007 - Design by Omar Romero (all rights reserved)