Trafik Polisi

lideriz 11 Nisan, 2008 20:58 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)
Trafik polisi Temel gece yarısı bir arabayı durdurmuş. Arabanın içindeki kadın sürücü, zil zurna sarhoş, pencereyi açmış :

- Buyurun,

- Ehliyetinuz lutfen.

Sarhoş kadın, elini makyaj çantasına atmış ve eline gelen aynayı Temel'e uzatmış. Temel aynayı dikkatle inceleyip sesini kibarlaştırarak :

- Özür dilerum, buyrun belgenizu. Polis oldiğunuzu söyleseydinuz, durdurmazdum.

Viski

lideriz 11 Nisan, 2008 20:53 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)
Adam bara girer, bi viski ısmarlar ve "ben içerken herkes içer" der, barmene de "sen de iç" der; yaşa, varol ve hurralarla herkes içer.

Adam atar tezgahın üstüne, içtiği viskinin parasını,
"ben öderken herkes öder" der.

Kavga gürültü, atarlar adamı dışarı.

Ertesi akşam gene gelir aynı bara ısmarlar viskisini "ben içerken herkes içer" der, barmene de "sen de iç" der; gene yaşa varol, gene der ki, "ben öderken herkes öder"

Bi dayak, bi dayak atar barmen, adamı dışarı.

Ertesi akşam gene gelir "ben içerken herkes içer" der, barmen sorar kıskıs gülerek " ben de içiimmi"
"cık" der adam "sen içince sapıtıyorsun"


UnutkanlıK

lideriz 11 Nisan, 2008 20:52 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)

Adam doktora giderek;
- Bende unutkanlık başladı doktor bey. demiş.
- Ne zamandan beri? diye sormuş doktor,
- Ne, ne zamandan beri, doktor bey?


YaşLıLıKtan

lideriz 11 Nisan, 2008 20:50 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)

Yaşlı amcanın biri binbir sıkıntı izdırap içinde doktora gitmiş.doktor neyiniz var demiş.yaşlı amca başlamış şikayetlerini anlatmaya muayene derken ilaç yazılmasını beklerken sevgili doktor her şikayetin arkasından "yaşlılıktan amca yaşlılıktan" diyormuş bir iki derken amca dayanamamış sinirinden doktora bir tokat patlatmış."ne yapıyorsunuz diyen doktora da gayet pişkin pişkin "yaşlılıktan oğlum yaşlılıktan"diye cevap vermiş.


Haber

lideriz 11 Nisan, 2008 20:49 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)

Doktorun biri hastasının yanına gelir ve konuşmaya başlar:
- "Size bir iyi, bir de kötü haberim var. Önce kötü haberi söyleyeyim isterseniz...
Hmm, maalesef yanlış bacağınızı kesmişiz.Çok üzgünüz.
Ama iyi habere sevineceksiniz!
Öteki bacağınız iyileşiyor."


Egsoz

lideriz 11 Nisan, 2008 20:45 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)

Artik mesleginden sıkılmaya baslayan jinekolog doktor, is degistirmeye
karar verir ve oto tamirciliginde karar kilar.
Bu konuda hizmet veren bir kursa yazilir egitime baslar. Kurs bittiginde
lisansini alabilmesi icin bir sinavdan basarili olmasi gerekmektedir.
Sinava girer, ertesi gun sinav sonuclari aciklanir.. Ama bizim doktor,
100'luk sinavdan 150 almistir.
Sinav komisyonu hemen sinavi yapan hocayi cagirir ve neden 150 verildigini
sorar, hoca aciklamaya baslar :
- Once motoru indirdi, bujileri temizledi, piston ve avans ayarlarini
yapti, karburatoru dagitti onun da bakimini yapti ve yerine takti,
ardindan sanzimana girdi, onun da yaglamasini ve tum bakimlarini en iyi
sekilde yapti, hava ve yag filtrelerini degistirdi, sonra hepsini topladi
ve motoru yerine takti..
Sinav komisyonu bunlari dinledikten sonra :
- E peki hoca madem herseyi en layikiyla yapti neden o zaman 100 vermedin
de 150 verdin ?
- Ama dediklerimin hepsini egsozdan yapti


Amerikalı

lideriz 11 Nisan, 2008 20:40 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)

Kore'de Türk Tugayından iki Anadolu'lu asker biraz gezmek için firar ederler. Şehirde bir aşağı bir yukarı dolaşırken inzibat subayı bunları yakalar ve sorar :
-Hani sizin izin kağıtlarınız?...
Erler subayı atlatırız umuduyla :
-Biz Amerikalıyız...diye cevap verirler. Subay durumu anlar, ama hiç bozuntuya vermez :
-Amerika'nın neresindensiniz? diye sorunca :
-İçindenik kumandanım!...diye yanıt verirler..


10 $

lideriz 11 Nisan, 2008 20:39 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)

Yaşlı bir çift her yıl düzenlenen bir festivale giderlermiş. Her yıl yaşlı adam festivalde düzenlenen '10 dolara uçak gezintisi'ne katılmak ister, her yıl da karısı itiraz eder ve şöyle dermiş:
- "10 dolar 10 dolardır."
Üç yıl beş yıl
- "10 dolar 10 dolardır"
derken en sonunda yaşlı adam demiş ki; "Bak, artık 71 yaşındayım, bu uçağa bu sene binmezsem bir daha hiç şansım olmayabilir."
Fakat karısı tınmamış ve şöyle demiş;
- "10 dolar 10 dolardır...".
Ama bu sırada uçağın pilotu bunları duymuş ve ikisine bir pazarlık önermiş:
- "İkisi de uçağa binecekler, eger uçuşun başından sonuna ses çıkarmadan dururlarsa bedava. Ama eğer çıt çıkarırlarsa, 10 dolar ödeyecekler..."
Yaşlı çift kabul etmiş. Ve uçağa binmişler. Pilot da bahis söz konusu olunca başlamış acayip manevralar yapmaya...
Taklalar atmış, uçağı kendi ekseninde döndürmüş, ani duruşlar, dönüşler, dalışlar yapmış.
Ama arkadan ses yok! En sonunda pes etmiş ve uçağı indirmiş. Yaşlı adama dönmüş;
- "Bildiğim her numarayı denedim. İyi dayandınız. İkiniz de çıt çıkarmadınız..."
Yaşlı adam cevap vermiş:
- "Karım uçaktan düşünce söyleyecektim ama 10 dolar 10 dolardır..."


Sigara ÖLdüRüR

lideriz 11 Nisan, 2008 20:37 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)

Albay askerlerin sigara içmelerine engel olmak için kantinin duvarına bir yazı asmıştır.Yazıda :
-Sigara öldürür, diye yazıyormuş.
Ertesi gün oradan geçen albay yazının altındaki cevabı görmüş :
-Türk askeri ölümden korkmaz!


İZine ÇıKmak

lideriz 11 Nisan, 2008 20:36 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)

Zorunlu askerliğini yapmakta olan genç babaannesine koli içerisinde bir el bombası yollar, pimine yapıştırdığı kağıtta;
-Babaanneciğim, benim acilen izine gelmemi istiyorsan lütfen bu halkayı yerinden çekip çıkar!...


Temel - Yunan

lideriz 11 Nisan, 2008 20:34 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)

Temel askerligini yunan sınırında yapıyormuş.
Temel'in canı çok sıkılıyormuş.
Yunan'a bir ıslık çalmış elleriyle "Havacı mısın?" işareti yapmış,Yunan aldırmamış.
Bir ıslık çalmış elleriyle "Karacı mısın?" işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış "Denizci misin?" anlamında yüzme işareti yapmış, yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış. El haraketi yaparak "Topçu musun?" demiş, yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış "Gözcü müsün?" anlamında dürbün işareti yapmış, yunan aldırmamış.
Nöbetler degişmiş sıra yine Temel'le Yunan'a gelmiş.
Yunan'a hadi sınıra git demişler yunan da:
- "Ben oraya gitmem. Orada bir deli türk askeri var, bana hava kararınca yüzerek gelip sana bir koyacam gözlerin fırlayacak diyor.."


KıYaslama

lideriz 11 Nisan, 2008 20:33 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)

Adamın birinin kolu kırılmış hastahaneye giden adam ortalığı birbirine katmış. Bunu gören doktor,
-Neler oluyor diye sormuş, adam bağırmaya devam etmiş.Bunun üzerine doktor yanda duran bir ölüyü göstererek demişki
-Yahu adam burada ölmüş gıkı çıkmıyor senin yaptığına bak demiş


Meslek AlışKanlığı

lideriz 11 Nisan, 2008 20:32 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)

Doktor, ünlü bir ressam olan arkadaşını ziyarete gitti. Ünlü ressam, son olarak yaptığı hasta bir adam tablosunu doktor arkadaşına gösterip:''Eee, söyle bakalım fikrin ne?'' diye sordu.Doktor tabloya tekrar bakıp cevap verdi''Merak edilecek bir şey yok. Sadece üşütmüş, o kadar...''


Komutan

lideriz 11 Nisan, 2008 20:31 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)

Yüzbaşı evin papağanına belli başlı kelimeleri ezberletmişti.Mehmet gel, Mehmet git, şunu yap, bunu yapma v.s.
Evde kimsenin bulunmadığı bir sırada evin yeni emir eri ortalığı silip süpürmekle meşgul görünüyordu.İçeriden Mehmet diyen sesi duyunca fırladı koştu :
-Buyur, dedi ama arkası gelmedi .
Tekrar işine daldı.Bir zaman sonra tekrar çağrıldı. Şaşırmıştı. Odada bu emri beklemeye karar verdi.Papağana gözü takıldığı anda da papağan "Mehmet" diye çağırmasın mı.Derhal hazır ol vaziyetine geçerek :
-Buyur komutanım, dedi.Kusura bakma seni kuş sandımdı.


Diyalog

lideriz 11 Nisan, 2008 20:29 Fıkralar Bağlantı Trackbackler (0)

Albay, binbaşıya:
-Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış.


1 2  Sonraki»

Hepsi - WeblogTR

© 2007 - Design by Omar Romero (all rights reserved)